Nasıl konuşalım ki insanlar bizi dinlemek istesin

Konuştuğunuzu fakat insanların sizi dinlemediğini hissetiğiniz oldu mu hiç? Julian Treasure size yardım etmek için burada. Bu yararlı konuşmada, ses uzmanı kuvvetli bir konuşmanın nasıl yapılacağını gösteriyor — bazı pratik ses alıştırmalarını kullanarak nasıl empati ile konuşalacağını da. Belki de dünyanın kulağa daha hoş gelmesini yardım edebilecek bir konuşma.

 

0:12İnsan sesi: Hepimizin çaldığı bir enstrüman. Muhtemelen dünyadaki en kuvvetli ses. Aynı zamanda savaş başlatabilen veya “Seni seviyorum” diyebilen tek ses. Ama bir çok insan konuştukları zaman insanlarınonları dinlemediğini tecrube etmiştir. Peki bu neden? Nasıl dünyayı değiştirecek güçte konuşabiliriz?

0:32Size önereceğim şey, değiştirmemiz gereken birkaç alışkanlığın olduğu. Sizin için, konuşmanın yedi ölümcül günahını getirdim. Ayrıntılı bir listeymiş gibi davranmayacağım ama bu yedisi, bence hepimiziniçine düşebileceği alışkanlıklar.

0:48İlk olarak, dedikodu, orada olmayan biri hakkında kötü konuşmak. İyi bir alışkanlık değil ve gayet iyi biliyoruz ki… bizle dedikodu yapan kişi beş dakika sonra bizim hakkımızda dedikodu yapacak.

1:00İkincisi yargılamak. Bu konuşmadaki gibi insanlar biliyoruz ve eğer yargılandığınızı düşünüyorsanız ve aynı anda suçlu bulunuyorsanız birini dinlemek çok zordur.

1:11Üçüncüsü, olumsuzluk. Buna düşebilirsiniz. Annem hayatının son 3 senesinde çok ama çok olumsuz olmuştu ve dinlemesi çok zordu. Bir gün ona şöyle dediğimi hatırlıyorum, “Bugün 1 Kasım.” ve o da dedi ki, “Evet biliyorum, çok korkunç değil mi?” (Gülüşmeler) Birisi böylesine olumsuzsa onu dinlemek zordur.

1:29Ve olumsuzluğun bir başka türü, şikayet etmek. Pekala, bu Birleşik Krallığın ulusal sanatı. Bizim ulusal sporumuz. Hava hakkında şikayet ederiz, spor hakkında şikayet ederiz, politika hakkında, her şey hakkında. aslında şikayet etmek bulaşıcı bir ızdırap. Işık saçan bir güneş değil ve dünyaya hafiflik vermiyor.

1:47Mazeretler. Hepimiz bu arkadaşla tanışmışızdır. Belki hepimiz bu adam olduk. Bazı insanların alev saçan kuleleri var. Onlar bunu diğer herkese paslarlar ve hareketleri için sorumluluk almazlar ve yine böyle insanları dinlemek zordur.

2:01Sondan bir önceki, yedinin altıncısı, uydurmak, abartma. Aslında bunlar bazen dilimizin şeytanlarıdır.Örneğin, eğer gerçekten harika bir şey görürsem, onu nasıl anlatırım? (Gülüşmeler) Sonra tabii ki de abartma yalana dönüşüyor ve bize yalan söylediğini bildiğimiz birini dinlemek istemeyiz.

2:23Ve son olarak dogmalar, fikirlerin gerçekler ile karıştırılması. Bu iki taraf birleştiği zaman, rüzgarın sesini dinliyorsunuz demektir. Bilirsiniz biri sizi fikirleri ile bombalıyor, sanki onlar doğruymuş gibi. Bunu dinlemek zordur.

2:39İşte buradalar, konuşmanın yedi ölümcül günahı. Bunlar sanırım uzak durmamız gereken şeyler. Ama bunun hakkında olumlu düşünmenin bir yolu var mı? Evet. var. Size şu çok güçlü 4 köşe taşını, temeli önermek istiyorum ki eğer dünyayı değişterecek güçte bir konuşma yapabilmek istiyorsak bunların üzerinde durabiliiz. Şansa bakın ki, bunlar şu kelime ile telafuz ediliyor. Kelime “selam”(hail) ve tam olarak doğru tanımlama. Gökten düşüp kafanıza çarpan şeylerden bahsetmiyorum. (hail dolu anlamına da gelir)Ben sıcak coşkulu heyecanlı bir selamlamadan bahsediyorum ki eğer bu dört temel üzerinde durursanızsöylediğimiz sözcükler anlaşılacaktır.

3:17Pekala neye dayanıyorlar? Tahmin edip edemeyeceğinizi görelim. H, Honesty – dürüstlük, tabi ki,dediklerinizin doğru, açık ve net olması. A, Authenticity – özgünlük, sadece kendiniz olmak. Bir arkadaşım bunu kendi doğrularına dayanmak olarak tarif ediyor, ki bence oldukça hoş bir tanım. I, Integrity – doğruluk, sözünün eri olmak, dediğini yapmak, ve insanların güvenebileceği bir insan olmak. Ve L, Love – sevgi. romantik sevgiyi, aşkı kast etmiyorum insanların iyi olmalarını temenni eden sevgiden bahsediyorum. İki sebeple… İlk olarak, sanırım dürüstlük tam olarak istediğimiz şey olmayabilir. Demek istediğim, Tanrım, bu sabah çok çirkin güzüküyorsun. Belki bu gerekli değildir. Sevgi ile karışan dürüstlük tabi ki harika bir şey. Ama tabi ki, birinin gerçekten iyi olmasını istiyorsanız, onu yargılamak da o kadar zorlaşır. Bu ikisini aynı anda yapabileceğinizden emin değilim. Öyleyse, selam (hail).

4:15Şimdi söyledğiniz şey de bu, ve eski bir şarkı gibi, bu hem söylediğiniz şey, aynı zamanda söyleme şekliniz. Harika bir alet çantanız var. Bu enstrüman inanılmaz ama alet çantasını şimdiye kadar çok az insan açtı. Burada sizinle beraber ufak bir araştırma yapmak istiyorum, bir kaç aleti çantadan çıkarırsakbelki onlarla oynayarak konuşmanızın gücünü artırabilirsiniz.

4:37Ses perdesi, örneğin. Şimdi falseto (tiz erkek sesi) çoğu zaman pek kullanışlı olmayabilir, ama aralarında bir ses perdesi var. Sizin gibi ses koçlarına işin bu kadar tekniğine girmeyeceğim. Ancak sesinizi yönetebilirsiniz. Eğer buradan burnumdan konuşursam farkı duyabilirsiniz. gırtlağıma doğru inersem, ki çoğu zaman çoğumuz böyle konuşuruz. Ama eğer ağırlık istiyorsanız, Aşağı göğsünüze inmeniz gerek.Farkı duydunuz mu? Biz düşük sesli politikacılara oy atarız, bu doğru, çünkü derinliği güç ve otorite ile bağdaştırırız. Ses perdesi bu.

5:15Sonra tını var. Bu, sesinizin nasıl hissetiği demek. Tekrardan araştırmalar gösteriyor ki bizler zengin, yumuşak, sıcak çikolata gibi olan sesleri tercih ederiz. Eğer bu sizde yoksa, dünyanın sonu değil, çünkü kendinizi eğitebilirsiniz. Gidin ve bir ses koçu edinin. Ve sesinizle tavırlarınızla ve egzersizlerle ses tınınızı geliştirmek için inanılmaz sesler yapabilirsiniz.

5:38Sonra ölçü. Ölçüyü severim. Bu sefer ki şarkı söylemek, anlam vermek amacıyla kullandığımız meta-dil.Konuşmalarda anlamanın köküdür. Hep tek notada konuşan insanları dinlemek gerçekten oldukça zordurhele bir de ölçüler-vezinleri yoksa. Bu dünyanın monotonluğuna sebebiyet veren şey, veya sıradanlık, tekdüzelik. Aynı zamanda sonunda soru varmış gibi biten fakat soru olmayan cümleler tekrarlayan ölçünün geldiği yerler. (Gülüşmeler) Eğer aynı şeyi tekrar ve tekrar söylüyorsanız aslında iletişim kurma yeteneğinizi ölçü kaybı sebebiyle sınırlıyorsunuz ki bence bu utanç verici, öyle ise hadi bu alışkanlığı kıralım.

6:19Hız. Böyle gerçekten gerçekten hızlı bir şey söyleyerek çok çok heyecanlanıyorum. veya yavaş yavaş altlarını çizip vurgulayıp ve sonunda bu eski dostumuzla da sonlandırabilirim sessizlik. Konuşmada bir parça sesliğin olmasında bir sıkıntı yok, değil mi? Hımm ve ummlarla bu boşlukları doldurmak zorunda değiliz. Gerçekten güçlü olabilir.

6:42Tabi ki, derecelendirme çoğunlukla uyarılmayı belirtmek için hızla birlikte gider ama bunu sadece derecelendirme ile yapabilirsiniz. Anahtarlarımı nereye bıraktın? Anahtarlarımı nereye bıraktın? Bu iki söyleyiş birbirinden biraz farklı algılanır.

6:55Ve son olarak, ses. Sesin şiddetiyle gerçekten heyecanlanabilirim. Eğer şaşırttıysam affedersiniz. Veya, sessizleşerek gerçekten dikkatinizi çekebilirim. Bazı insanlar her zaman bangır bangır. Bunu yapmamaya çalışsın. Buna hoparlörden yayın deniyor, sesinizi düşüncesizce ve dikkatsizce çevredeki insanlara empoze etmek. Hoş değil.

7:19Tabi ki, çoğunlukla bunları uygulamaya koyacağımız zamanlar gerçekten önemli bir şeyler olduğu zamanlardır. Belki bunun gibi sahneye çıkmak ve insanlara konuşma yapmak olabilir. Belki evlilik teklifi,zam istemek, düğün konuşması. Her ne olursa olsun, eğer gerçekten önemli ise sahip olduğunuz bu alet çantasına bakmalısınız ve üzerinde çalışacağı motora, ancak hiç bir motor ısınmadan verimli bir şekilde çalışamaz. Sesinizi ısıtın.

7:46Aslına bakarsanız, hadi size bunun nasıl olduğunu göstereyim. Bir dakika için ayağa kalkar mısınız? Size her konuşmamadan önce yaptığım altı ses egzersizi göstereceğim. Ne zaman önemli biriyle konuşacak olursanız bunları yapın. Önce, kollar yukarı, derin nefes alın ve dışarı bırakın, ahhhh, işte böyle. Bir kez daha. Ahhhh, çok güzel. Şimdi dudaklarımızı ısındıracağız ve ba, ba, ba, ba, ba diyeceğiz, ba, ba, ba, ba. Çok güzel. Ve şimdi, brrrrrrrr, aynı çocukken yaptığınız gibi. Brrr. Şimdi dudaklarımız canlanıyor olmalı.Sırada dilimizi abartılı bir şekilde la, la, la, la, la, la, la, la, la. Güzel. Bunda gerçekten iyi gidiyorsunuz. Ve sonra, yuvarlayarak R. Rrrrr. Bu diliniz için bir şampanya gibi. Son olarak eğer bir tane yapabilirsem,profesyoneller buna siren diyor. Oldukça yararlıdır. “Vi” sesiyle başlıyor ve “av” ile devam ediyor.Yükselirken “vi” ve inişte “av”. Öyle ise yapıyoruz, viiiiiiaavvvvv, viiiiiiaavvv.

8:53Harika. Kendinize bir alkış yapın. Teşekkür ederim, oturun. (Alkışlar)

8:58Bir dahaki sefere konuşacağınız zaman, önce bunları yapın.

9:01Şimdi bu konuda biraz daha derinleşmeme izin verin. Burası ciddi bir nokta. Şu an geldiğimiz nokta bu değil mi? Kötü akustiğe sahip ve gürültülü yerlerde bizi özünde dinlemeyen insanlarla iyi konuşamayız.Bunun hakkında bu sahnede değişik dönemlerde konuştum. Amacına gerçekten uygun ortamlarda, bizi bilinçli bir şekilde dinleyen insanlara etkin bir biçimde konuşuyor olsaydık dünya nasıl bir yer olurdu? Veya bunu biraz daha büyütelim, Eğer sesi bilinçli bir şekilde yaratıyor ve yine sesi bilinçli bir şekilde tüketiyor olsaydık ve çevreyi tümüyle ses için bilinçli bir şekilde tasarlasaydık dünya nasıl bir yer olurdu? Bu, kulağa hoş gelen ve anlayışın bir ilke olduğu bir dünya olurdu. ve işte bu yaymaya değer bir fikir.

9:48Teşekkürler.

9:50Teşekkürler. (Alkışlar)

  Ziauddin Yousafzai: Kızım, Malala

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir